Değerli Aybarlarım ; Hepinizi sevgi ve muhabbetle selamlarım;
2008 ve 2009 yılları suskunluk, iç çalışma ve muhakeme ile geçti…Suskunluk, kalp ve ruh metanetini artırır ; suskunluk, sükun haline dönüşürse nefsin belası olur, etkisini kırar ; suskunluk geri bir adım atmaktır, ileriye daha uzun sıçrayabilmek için; suskunluk, sadakat ve samimiyetlerin sınanmasıdır, can yoldaşların ortaya çıkması için ; suskunluk, seyretmektir, analiz yapmaktır, duadır, kalbe yol vermek için ;
suskunluk, gelene – olana, alınana – verilene, eleme – sevince razı olma edebidir ; suskunluk, kalbin sevincidir, nefsin ise diline, aklına bir mahpustur ; suskunluk edeptir, nefis ise edepsizlik ; ama suskunluk tembellik, oturmak demek değildir. Ümit ederim ki, bu süreç içinde oturan, tembellikle vakit geçirenlerden olmamışızdır…Suskunluğumuza selam verenlere selam olsun…
Ülkemizde yüreğimizi kanatan son olayları sanıyorum ki takip ediyorsunuzdur. Gelişen olaylar, Türk’e oynanan oyunlar, hazmettirilmeye çalışılan emperyalistlerin demokrasi oyunları….. Düşünüyorum ki, Türk Savaş sanatı – Sayokan yapmak sizlere, bunca milli elemin içinde az da olsa değerlerimizi yaşatacak bir hareketin alpı olmak kıvancını ve onurunu veriyordur. Emperyal dayatmalar, politik alanda da olsa, yumuşak ve masum anlam yüklenmiş spor kavramıyla da olsa Türk Medeniyetini yaralıyor, virüs gibi medeniyet değerlerimizin içine masumca giriyorsa fark etmez...Kabullenirsek, bugün ki elemler bitmeyecektir, belki ağır bedeller ödetecektir. Uzakdoğu savaş sanatları çalışıp vatansever olanlar bir gün anlayacaklar, ama yabancı savaş sanatı yapmış olup, bizim aramızda olmamaktan veya geç kalmaktan dolayı “ötekiler” psikolojisinden kurtulamayacaklar…Ve Türk savaş sanatı yapanların duruşu, her zaman bir kahraman gibi olacaktır. Biz yine onlara rahmetle yaklaşırız…Ne zaman ? Yakındır Aybarlarım yakın…Vakti gelince.
SDF’nin yükümlülüklerine hizmet noktasında katkı sağlaması amacıyla biliyorsunuz Sayokan Avrasya Federasyonu kuruldu. “Tanyu” İsa Alemdağ başkanlığında gayet disiplinli şekilde görevlerini ifa etmektedir. Azerbaycan’da okullar açıldı ve Azerbaycan temsilcisi “Aybar” Vasif Namazov ekibiyle Türkiye’ye yanıma gelerek kurs alıp gittiler…Romanya’da temsilciliğimiz yoktu “Tanyu” İsa Alemdağ’ın çalışmaları sonunda yakında orada da bir temsilciliğimiz açılacaktır. “Bir” olmak istiyorsak, sıradüzenimize (hiyerarşi) her bir alpın, eğitmenin, idarecinin, yöneticinin edep sınırları içinde riayet etmesi gerekir.
SDF genel sekreteri sn.Yaşar Tanrıverdi bey Sayokan dergisi çıkartma çalışmasını 1 yıl önce bana danıştığında beklemesini, vakti gelince olabileceğini söylemiştim. Vakti geldiği kararına vardık ve kendisine söyledik. Ekibini kurarak, çalışmalara başladı. Ve dergimiz vücut bulup baskıdan çıktı…Biliyorsunuz ki, Türkiye’de başka savaş sanatları branşlarının kendilerine ait bir yayın organı yoktur. Var olan karakuşak, beyaz kuşak, fightline gibi dergilere haberlerini girerler…Sürekliliği ve istikrarı yoktur. Bir sayıda haberiniz çıkar, aylar sonra belki tekrar özel ve yakın ilişkilerle, iltimaslarla, ücret karşılığı haberlerinizi tekrar çıkartabilirsiniz…Bir branşın kendi ait yayın organı olması, tüm farklılıklarının bir belgesidir. Branşın teorik eğitimine, faaliyet planlama ve periyotlamasına destek verir. Branşın, arşivlenmesine katkı sağlar…Okulların, yörelerinde kuvvetlenmelerini, saygınlık kazanmalarını, sosyal bir ciddiyet olarak algılanmalarını ; tüzel duruşlarına ekonomik ve katılımcı destek sağlar. Bu dergi gelecekte Sayokan’a başka destekler sağlayacaktır…Ama bu derginin yaşatılması gerekmektedir. Çünkü bu dergi keyfiyet manasında, kişisel tatmin sağlaması anlamında yayınlanmayacaktır. Dergimizin daha çok kitlelerce okunması için abonelik çalışmalarına lokomotif olmanız gerekmektedir ve bunu sizlerden rica ediyorum. Kurduğu ekiple bu hizmeti Sayokan camiasına veren Yaşar beyi, ülkemizde yaygınlaşan “yalnız bırakma kültürüyle” karşı karşıya bırakıp bizler övünç elde ederken, Gen.sekreterimize zulüm etmemiz bir sorumsuzluk olur. Ayrıca, bir dergiyi yaşatamıyorsak, birlik beraberlik dediğiniz olgu facebook magazininden öteye geçmez. Yazı ile herkes atar tutar, fiiliyata gelince kimseyi ortada bulamazsınız. Bu gün Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun sebebi de budur. Herkes sözle vatansever, fiiliyatta menfaat perest, önceliği “ben” olan bir yaşam tarzı. Ama PKK söyleviyle ve fiiliyatıyla bir olduğu için bu günlere gelmiştir. Kendimize her zaman sormak gerekir,”biz bunları neden yaşıyoruz ve görüyoruz?”. Bazı aybarlardan duyuyorum ki, “ben 5 tane, 10 tane dergi satabilirim”. Elbette siz dergi satmaya kalkarsanız satamazsınız. Bende satamam. Bundan dolayıdır ki abonelik çalışması yapınız, reklam vermek isteyenleri tespit edebilirsiniz. Bu derginin maliyeti 4,5 milyar, bir kişinin üzerine yıkmak ne kadar vijdani olur sorgulayınız. Ayrıca bu dergi sizin derginiz, okulunuzun, öğrencilerinizin, taraftarların, çevrenizin dergisi. Sizlerin bir büyüğü olarak ben 100 dergi alıp ikinci bir 100 dergiyi abonelendirmeyi planlamış durumdayım…Her okulun yöresinde en az 50 abonelik gerçekleştirmesini rica ediyorum. Yoksa kendi bütçenize bakarak 10-20 dergi alabilirim ile dava maksadına hasıl olmayacaktır. 10-20 dergiyi cebinizden harcayarak alıp, katkı sağlayacağınıza en az 50 abone yaparak ekonomik sıkıntı çekmez, kendiniz için abone olup her sayıya sahip olursunuz. Bu sizin için ekonomik olduğu gibi satın alma yükümlülüğünüzü ortadan kaldırır. Dergimiz 2 ayda bir çıkacaktır. Yıllık aboneliği ise 30TL’dir. Dergimizin kalitesi konusunda bir şey söyleme gereği duymuyorum, elde edince kanaat sahibi olacaksınız. İlk sayımız olması hasebiyle bazı eksiklikler olabilirdir. Ama her sayı geliştirilerek, eksiklikler aza indirgenerek yayınlanmaya devam edecektir. Tabi dergimize sahiplenilirse...
Değerli Aybarlarım;
Bu da bir faaliyettir ve faaliyetimize lütfen sahip çıkalım…İkinci, üçüncü sayılarımızda abone hedefini bin beş yüzlere, iki binlere çıkarabilirsek hatta daha fazla sayılara ulaşabilirsek bu Sayokan’ın tabiatıyla sizlerin Türkiye’nin bir çok yöresinde tanınacağınız ve bilineceğiniz anlamına gelir. Bu çalışmayı bir görev olarak adlandırmanızı rica ediyorum…Haydi gücümüzü 2010 yılında ki çalışmalarımıza dergi faaliyetiyle hazırlayalım…”Elimizden geleni yaparız” lafı “her kişi”nin lafıdır, biz “er kişi” gibi gayret sarf edelim. Ulaşamadığım bazı aybarlar da var. Lütfen o aybarlarımıza da bu mektubumu ve detayları iletirseniz sevinirim.
Dergimize abonelik işlemleri ve isteyeceğiniz dergi miktarları konusunda detaylı bilgileri aşağıdaki adresten temin edebilirsiniz. Beni mahçup etmeyeceğiniz umuduyla iyi çalışmalar diler, Allah’tan kolaylıklar temenni ederim…
Saygılarımla….
“Yabgu” Nihat YİĞİT
Dergi İrtibat Adresi ;
Yaşar TANRIVERDİ
SDF Gen. Sekreteri
Çetin Emeç Bulvarı, 6.cad.
477/5 Öveçler – Ankara
Tel: (0312) 475 27 53
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir



